Bir İK’cının Yol Rehberi


İK departmanları ve İK’cı dediğimiz “İnsan Kaynakları Departmanı” çalışanları her işletme ve kurum için hayati derecede gereklidir ve vazgeçilmez bir öneme sahiptir.

Peki nedir bir İK’cıyı bu kadar havalı yapan ve vazgeçilmez kılan?

İyi ve işinin hakkını veren bir İK’cı nasıl olunur?

İşte hepsi bu yazımızda…


Yeni bir işe başlamak amacıyla görüşmeye gelen adayla ilk görüşen olmakla başlayan serüveniniz, çalışanların kurum içindeki oryantasyonu, eğitimi, gelişimi, performans ölçümlemesi, terfisi, zammı, sgk bildirimleri, fazla mesai hesaplamaları, organizasyondaki konumlandırılması, en son işten ayrılırken görüşülen kişi olmaya dek uzanır.


Öncelikle unutmamak gerekir ki ben İK’cıyım demek sadece okul bitirmekle olmuyor. Pek çok teknik bilgi için okul şart tabi ki ( farklı bir bölüm okuduysanız ve gönlünüzü insan kaynaklarında çalışmaya kaptırdıysanız dahil olacağınız yüksek lisans ve başarılı sertifika programları da mevcut), ancak okulda öğretilmeyen ve sizi standart bir çalışandan ayıracak beceri ve yetkinlikleri de çantanızda taşımanız, kişiliğinize işlemeniz gerekiyor.


Ø Samimi ve Güvenilir Olmak: Suratsız, soğuk, sorulara ters cevap veren, alaycı tutumdaki bir ilk görüşme kurum hakkında olumsuz bir düşünce yaratacağı gibi sonraki süreçlerde de çalışanı huzursuz edecektir. Yıllık İK görüşmelerinde “konuştuklarımız aramızda kalacak” taahhüdünü verdikten sonra daha yerinize varmadan yöneticinize tüm söylediklerinizi yetiştiren bir İK’cı hakkında siz olsanız ne düşünürsünüz?


Ø İletişim Becerileri Gelişmiş Olmak: İnsan ile yapılan her iş içinde iletişimi barındırır. İş arkadaşları ile, yönetici-çalışan arasında köprü görevindeyken ve birebir çalışan ile olan ilişkilerde doğru ve birleştirici bir iletişim dili kullanmak önemli.


Ø Duygusal Zekâya Sahip Olmak: İyi bir İK’cı kendi kadar arkadaşlarının ve çalışanların nasıl hissettiğini anlayacak kuvvetli bir gözlem yeteneğine ve bu duyguları doğru yönetecek bir beceriye sahip olmalıdır.


Ø Empati Yeteneği: Bir çalışan, insan kaynakları ile sadece işe alınırken, terfi zamanı ya da işten ayrılırken görüşmez. Zaman zaman motivasyonunun düştüğü, sorunlar yaşadığı durumlarda da görüşmeler yapmak gerekebilir. Bu durumlarda iyi bir dinleyici olmak, olaylara empati ile yaklaşmak çalışanı tamamıyla kaybetmemek ve bağı koparmamak adına önemlidir.


Ø Problem Çözme ve Arabuluculuk Yeteneği:Yönetici-çalışan, çalışan-çalışan, çalışan-yönetim arasında yaşanan her türlü problem ve yanlış anlaşılmalarda arabulucu olmak ve taraflara farklı bakış açılarını da göstererek ikna etmek, olayın kaosa dönüşmesini engellemek için bu yeteneğe ihtiyacınız olacaktır.


Ø Sunum Becerisi: Kurum içi eğitimlerde, proje sunumlarında, yönetim toplantılarında anlaşılır olmak, grafiklere ve karmaşık sayısal verilere boğulmamak, fikirlerinizi kabul ettirmek için sunum becerisi gerekli bir yetkinliktir.


Ø Doğru Soruları Sorma Yeteneği: Hepimiz mülakatlarda ne soracağını bilmeyen ya da anlamsız ve klişe sorular soran İK Uzmanları ile karşılaşmışızdır. Soru sorma yeteneği sadece işe alımlarda değil, çalışan ve yöneticilerle koçluk yapılması durumlarda da kullanılması ve güçlü değilse geliştirilmesi gereken önemli bir yetenektir.


Ø Karar Alma ve İnisiyatif Kullanma Becerisi: İşimizin odağında insan olduğu için zor durumlarda kalmak, bazen kuralların dışına çıkıp içinde bulunduğumuz duruma uygun kararlar alabilmeyi gerektirir. Böyle durumlarda analiz yeteneğimize ve isabetli kararlar alabilme gücüne ve aldığımız kararların sonuçlarını ve sorumluluklarını alma cesaretine sahip olmalıyız. Güçlü bir karar alma ve inisiyatif kullanma becerisi sizi zorlu durumlardan kurtardığı gibi, çevrenizdekilerden güven onayı almanızı ve sorumluluk bilincinde öncü bir lider olabildiğinizi de gösterir.


Burada bahsettiğimiz beceri ve yetkinliklerin iyi bir İK’cı olmak için yeterli olduğunu düşünmeyin. Öğrenmeye, gelişime ve değişime açık olmalı, günün gerektirdiği donanıma her daim sahip olmak için araştırmacı olmalı, bilgilerinizi sürekli geliştirmelisiniz.


İşimiz insan, insan ihtiyaçlarını anlamak, içlerindeki potansiyeli keşfetmek, bazen cesaretlendirmek, bazen fark ettirmek gerektirir. Dolayısıyla insanı sevmek esastır.


Seçtiğiniz bu yolda işinizi aşkla, tutkuyla, hakkıyla yapmanız dileğiyle.


Şebnem Soyoğlu

10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Mavi Ufuklar